Reading dialog

  1. Emir
    التركية Sınav zorlu geçti, ama geçtim. Tüm o ders çalışma saatleri sonunda meyvesini verdi.

    كان الامتحان صعبًا، لكني نجحت. كل تلك الساعات من المذاكرة آتت ثمارها في النهاية.

  2. Zeynep
    التركية Sonucu merak eden o, puanını hemen çevrimiçi kontrol etti. Bekleme herkes için dayanılmazdı.

    الذي كان متشوقًا للنتيجة ففحص نتيجته على الإنترنت فورًا. كان الانتظار لا يُحتمل بالنسبة للجميع.

  3. Emir
    التركية Talimatlar belirsiz olduğundan kafası karışmıştı. Profesör gelecek dönem için onları yeniden yazmalı.

    كان مرتبكًا لأن التعليمات كانت غامضة. يجب على الأستاذ إعادة كتابتها للفصل القادم.

  4. Zeynep
    التركية Doğru. Kafa karıştırıcı talimatlar gereksiz strese yol açar. Net iletişim her yerde temel bir standart olmalı.

    صحيح. التعليمات المربكة تسبب توترًا غير ضروري. يجب أن يكون التواصل الواضح معيارًا أساسيًا في كل مكان.

  5. Emir
    التركية İşte zor bir projeyle uğraşıyorum. Son tarih sürekli değişiyor, bu da planlamayı imkânsız kılıyor.

    أتعامل مع مشروع صعب في العمل. الموعد النهائي يتغير باستمرار، وهذا يجعل التخطيط مستحيلاً.

  6. Zeynep
    التركية Sinir bozucu görünüyor. Yöneticinle bunun hakkında konuştun mu? Bazen doğrudan bir konuşma en kötü sorunları çözer.

    يبدو مزعجًا. هل تحدثت مع مديرك عن هذا؟ أحيانًا الحديث المباشر يحل أسوأ المشاكل.

  7. Emir
    التركية Yarın sabah randevum var. Endişelerimi dürüstçe açıklayıp daha gerçekçi son tarihler talep edeceğim.

    لدي موعد صباح غد. سأشرح مخاوفي بصراحة وأطلب مواعيد نهائية أكثر واقعية.

  8. Zeynep
    التركية Akıllı yaklaşım. Zorluklar hakkında dürüst olmak makul yöneticileri genelde etkiler.

    نهج ذكي. الصراحة بشأن الصعوبات تؤثر عادة في المدراء العقلاء.

  9. Emir
    التركية Doğru. Sorunları gizlemek sadece onları kötüleştirir. O dersi geçen yıl acılı şekilde öğrendim.

    صحيح. إخفاء المشاكل يزيدها سوءاً فقط. تعلمت هذا الدرس مؤلماً العام الماضي.

  10. Zeynep
    التركية Burada da aynı. Bu arada, geçen ay o korkunç gripten sonunda iyileştin mi?

    هنا أيضاً نفس الشيء. بالمناسبة، هل تعافيت أخيراً من الإنفلونزا السيئة التي أصبت بها الشهر الماضي؟

  11. Emir
    التركية Evet, sonunda. Eczaneden aldığım ilaç mucizevî şekilde işe yaradı. Bir hafta içinde çok daha iyi hissettim.

    نعم، أخيراً. الدواء الذي اشتريته من الصيدلية عمل بشكل معجزي. شعرت بتحسن كبير خلال أسبوع.

  12. Zeynep
    التركية Harika. Sağlık zorlukları hepsinin en zoru. Karşılaştırıldığında diğer her şey yönetilebilir görünüyor.

    رائع. تحديات الصحة هي الأصعب من كل شيء. بالمقارنة، يبدو كل شيء آخر قابلاً للإدارة.

Practice this lesson in SmartWords

Listen, repeat, and tap any word in the dialog to see its meaning and audio.

Related B1 lessons in التركية

Play SmartWords games

Six word games built around our real vocabulary — free in the browser, no install.

Open the game hub →
  • Word Sling illustration

    Word Sling

    طابق الكلمة في الوسط تحت ضغط الوقت وحافظ على السلسلة مستمرة.

    Play now →
  • Word Gate illustration

    Word Gate

    مرّ عبر البوابة الصحيحة قبل أن تتصاعد السرعة.

    Play now →
  • Word Ninja illustration

    Word Ninja

    اقطع كلمات اللغة الهدف، وتجنب الطُعم من اللغة الأساسية، وطارد هدف المكافأة المُعلن.

    Play now →
  • Word Zip illustration

    Word Zip

    ارسم مسارًا واحدًا عبر اللوحة، ومرّ على كل حرف بالترتيب، واملأ كل خانة مفتوحة.

    Play now →
  • Word Oddity illustration

    Word Oddity

    اختر الكلمة التي لا تنتمي إلى المجموعة ضمن فئة محددة — فكل ضغطة تكشف المعاني الأربعة كلها مع الصور، لتتحول الجولة أيضًا إلى بطاقة مراجعة سريعة.

    Play now →
  • Word Memory illustration

    Word Memory

    اقلب البطاقات وطابق كلمات اللغة الهدف مع معناها في اللغة الأساسية قبل أن تنفد محاولاتك.

    Play now →