drawer
tiroir
Çeviri sayfasını görüntüledrawer
tiroir
Çeviri sayfasını görüntüleshelf
étagère
Çeviri sayfasını görüntülesink
évier
Çeviri sayfasını görüntüleDVD player
lecteur DVD
Çeviri sayfasını görüntüleMP3 player
lecteur MP3
Çeviri sayfasını görüntüleshop
magasin
Çeviri sayfasını görüntüleLa soirée à la maison de Hugo
Ce soir, Hugo veut préparer une petite soirée à la maison avec sa sœur Léa.
Bu akşam Hugo kız kardeşi Léa ile evde küçük bir akşam düzenlemek istiyor.
Ils vivent dans un appartement calme, dans la cuisine et le salon du même lieu.
Sessiz bir dairede yaşıyorlar; mutfak ve salon aynı alanda.
Ils vont regarder un film et manger une soupe ensemble.
Bir film izleyecekler ve birlikte çorba yiyecekler.
Claire, leur maman, allume une lampe et sourit.
Claire, onların annesi, bir lamba yakar ve gülümser.
Elle dit: "Je coupe les légumes, et vous mettez la table."
O diyor: "Ben sebzeleri doğrayacağım, siz masayı kurun."
La pluie tape doucement aux vitres, et tout semble tranquille.
Yağmur cama hafifçe vuruyor ve her şey sakin görünüyor.
Sur les objets, ils ont collé de petites étiquettes en anglais: sink au-dessus de l'évier, drawer sur le tiroir, et shelf près de l'étagère.
Eşyalara İngilizce küçük etiketler yapıştırmışlar: lavabonun üzerinde 'sink', çekmecenin üzerinde 'drawer' ve rafın yanında 'shelf'.
À côté de la télé, il y a un lecteur avec une étiquette DVD-player.
Televizyonun yanında üzerinde "DVD-player" etiketi olan bir oynatıcı var.
Sur la table, un petit appareil pour la musique porte aussi une étiquette MP3-player.
Masada müzik çalmak için küçük bir cihazın üzerinde 'MP3-player' yazan bir etiket var.
Hugo ouvre le réfrigérateur, mais il ne trouve pas le sac de courses.
Hugo buzdolabını açar ama alışveriş poşetini bulamaz.
"Où est le sac brun avec le mot shop dessus ?", demande Léa.
"Üzerinde 'shop' yazan kahverengi çanta nerede?" diye sordu Léa.
On entend seulement le petit bruit de l'eau au robinet, et Hugo commence à s'inquiéter.
Sadece musluktaki küçük su sesi duyuluyor ve Hugo endişelenmeye başlıyor.
Il regarde sous l'évier et près du four, puis il cherche dans le tiroir et sur l'étagère.
Lavabonun altına ve fırının yanına bakar, sonra çekmecede ve rafta arar.
"On ne le voit nulle part, parce que l'appartement est un peu en désordre", dit Claire.
"Hiçbir yerde göremiyoruz, çünkü daire biraz dağınık," dedi Claire.
Hugo ne voit plus non plus la musique sur la table, et il fronce les sourcils.
Hugo artık masadaki müziği de göremiyor ve kaşlarını çatıyor.
"Rangeons ensemble, ce sera plus facile", dit Claire, et ils commencent à tout remettre à sa place.
"Birlikte toparlayalım, daha kolay olur," dedi Claire ve her şeyi yerli yerine koymaya başladılar.
En rangeant, Léa rit: le sac brun est tout en haut de l'étagère, et Hugo retrouve l'appareil de musique dans le tiroir.
Düzenlerken Léa gülüyor: kahverengi çanta rafın en tepesinde ve Hugo müzik çalarını çekmecede buluyor.
Claire branche le lecteur, le DVD-player s'allume, la soupe est chaude, et le film commence doucement.
Claire çaları takıyor, DVD oynatıcı açılıyor, çorba sıcak ve film yavaşça başlıyor.
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →