camp
camp
Çeviri sayfasını görüntülecamp
camp
Çeviri sayfasını görüntüleswimming costume
swimming costume
Çeviri sayfasını görüntülecycling
cycling
Çeviri sayfasını görüntüleskiing
skiing
Çeviri sayfasını görüntülesailing
sailing
Çeviri sayfasını görüntülecamping
camping
Çeviri sayfasını görüntüleRuby's Tiny Wave
Ruby and her brother Leo arrive with their dad, Tom, at the seaside camp.
Ruby ve kardeşi Leo, babaları Tom ile sahil kampına gelirler.
They set up a green tent and a small table.
Onlar yeşil bir çadır ve küçük bir masa kurarlar.
Birlikte kamp yapmayı çok severler.
There is a soft sandy beach by the tents and tall pines.
Çadırların ve uzun çamların yanında yumuşak kumlu bir plaj var.
Ruby wears a surf watch and checks the tide and the wind.
Ruby sörf saatini takıyor ve gelgit ile rüzgarı kontrol ediyor.
The numbers say the waves are small, so she can't surf now, but she can wait.
Rakamlar dalgaların küçük olduğunu söylüyor, bu yüzden şimdi sörf yapamaz ama bekleyebilir.
They are waiting by the shore for a better swell.
Daha iyi bir dalga için kıyıda bekliyorlar.
They sit under the pines because the sun is warm.
Güneş sıcak olduğu için onlar çamların altında otururlar.
To pass the time, they go cycling along the sandy paths between the pines.
Zaman geçirmek için çamların arasındaki kumlu patikalarda bisiklet sürerler.
Tom laughs and says, 'We are on the coast, not in the snow.'
Tom gülerek, 'Burası sahil, kar değil,' der.
A brochure at the office shows people skiing, but today the beach is our world.
Ofisteki bir broşürde insanlar kayak yapıyor, ama bugün sahil bizim dünyamız.
Ruby puts on her blue swimming-costume and smiles.
Ruby mavi mayosunu giyiyor ve gülümsüyor.
They go swimming in the calm, clear water near the shore.
Onlar kıyıya yakın sakin, berrak suda yüzerler.
After lunch, Tom takes them for a short sailing lesson in a little boat.
Öğle yemeğinden sonra Tom onları küçük bir teknede kısa bir yelken dersine götürüyor.
Ruby holds the rope and feels brave.
Ruby ipi tutuyor ve cesur hissediyor.
In the late afternoon, Ruby checks again and grins, 'The waves are going to rise soon'.
Geç öğleden sonra Ruby tekrar kontrol eder ve sırıtıp, 'Dalgalar yakında yükselecek,' der.
Tom walks beside her to the water while Leo cheers softly.
Tom onun yanında suya doğru yürürken Leo hafifçe tezahürat eder.
With a tiny push, Ruby tries surfboarding on a gentle wave, and she stands for three happy seconds.
Küçük bir itişle Ruby sakin bir dalgada sörf yapmayı dener ve üç mutlu saniye ayakta durur.
They clap and laugh, and the day ends quiet and sweet by their firelight.
Onlar alkışlar ve güler, gün ateşin ışığında sessiz ve tatlı biter.
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →