bookcase
estantería
Çeviri sayfasını görüntülebookcase
estantería
Çeviri sayfasını görüntülecupboard
armario
Çeviri sayfasını görüntüleEl aula ordenada de Valentina
Es lunes en la escuela, y Valentina quiere ordenar el aula para que todo sea fácil de encontrar.
Okulda pazartesi ve Valentina sınıfı düzenlemek istiyor, böylece her şey kolay bulunur.
La maestra Marta sonríe y dice que hoy es el día perfecto.
Öğretmen Marta gülümser ve bugün mükemmel bir gün olduğunu söyler.
Diego y Sofía también ayudan, porque quieren un lugar tranquilo.
Diego ve Sofía da yardım ederler, çünkü sakin bir yer istiyorlar.
Hay una estantería llamada bookcase y un armario cupboard contra la pared azul.
Bookcase adlı bir kitaplık ve cupboard adlı bir dolap mavi duvara karşı duruyor.
Cerca de la puerta están la cocina kitchen y el comedor dining-room, pero seguimos en la misma aula.
Kapının yakınında mutfak ve yemek odası var, ama biz aynı sınıftayız.
Valentina mira todo y suspira con una sonrisa pequeña.
Valentina her şeye bakar ve küçük bir gülümsemeyle iç çeker.
Los libros de cuentos no están en la estantería, y las tazas del comedor están mezcladas con pinturas.
Hikâye kitapları rafta değil, yemek odasının fincanları boyalarla karışmış.
Ella pregunta: ¿Dónde pongo esto, maestra?
O sorar: Öğretmenim, bunu nereye koyayım?
Marta responde: Primero respira, luego miramos juntos.
Marta cevap verir: Önce nefes al, sonra birlikte bakarız.
Quieren que cada cosa tenga su casa, para no perder nada.
Hiçbir şeyi kaybetmemek için her şeyin bir yeri olmasını istiyorlar.
Escriben etiquetas simples: Cuentos, Pinturas, Vasos, y Recreo.
Basit etiketler yazıyorlar: Hikayeler, Resimler, Bardaklar ve Teneffüs.
Después, ordenamos todo con calma, de izquierda a derecha.
Sonra her şeyi sakin bir şekilde soldan sağa düzenliyoruz.
Valentina pone los cuentos en la estantería, y Diego guarda los vasos del comedor en el armario.
Valentina hikâyeleri raflara koyar, Diego ise yemek odasının bardaklarını dolaba kaldırır.
Sofía limpia dos cajas grandes y las lleva a la mesa.
Sofía iki büyük kutuyu temizler ve onları masaya götürür.
Valentina pega una etiqueta azul en cada caja, con un dibujo sencillo.
Valentina her kutuya basit bir resimle mavi bir etiket yapıştırır.
Ahora todo está claro: los cuentos van aquí, las pinturas allá, y los vasos junto a la puerta del comedor.
Şimdi her şey net: hikayeler buraya, resimler oraya, bardaklar yemek odası kapısının yanında.
Marta dice que el sistema es bueno porque todos lo entienden.
Marta sistemin iyi olduğunu söyler, çünkü herkes anlıyor.
Valentina prueba: cierra los ojos, camina despacio, y encuentra un cuento sin mirar.
Valentina dener: gözlerini kapatır, yavaş yürür ve bakmadan bir hikâye bulur.
Sonríen en silencio, porque el aula queda ordenada y tranquila al final del día.
Sessizce gülümserler, çünkü gün sonunda sınıf düzenli ve sessiz olur.
El bookcase-school es nuevo.
Türkçe: Bookcase-school yenidir.
Hay un armario en la escuela.
Türkçe: Okulda bir dolap var.
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →