box
Kasten
Çeviri sayfasını görüntülebox
Kasten
Çeviri sayfasını görüntülecross
kreuzen
Çeviri sayfasını görüntüleship
Schiff
Çeviri sayfasını görüntülejump
springen
Çeviri sayfasını görüntüleball
Ball
Çeviri sayfasını görüntülebus
Bus
Çeviri sayfasını görüntülebag
Tasche
Çeviri sayfasını görüntüleboat
Boot
Çeviri sayfasını görüntületruck
LKW
Çeviri sayfasını görüntülefly
fliegen
Çeviri sayfasını görüntülebike
Fahrrad
Çeviri sayfasını görüntüleshell
Hülse
Çeviri sayfasını görüntülesand
Sand
Çeviri sayfasını görüntüleawesome
Eindrucksvoll
Çeviri sayfasını görüntülekick
Kick
Çeviri sayfasını görüntületail
Schwanz
Çeviri sayfasını görüntülebat
Schläger
Çeviri sayfasını görüntületick
Tick
Çeviri sayfasını görüntüleMara und der ruhige Hafenabend
Am kleinen Hafenstrand in der Stadt sitzen Mara und ihr Bruder Leo mit Mama und dem Hund Leni am Abend.
Şehirdeki küçük liman kumsalında Mara ve kardeşi Leo akşam anneleri ve köpek Leni ile oturuyorlar.
Sie wollen leise spielen und den Himmel anschauen.
Onlar sessizce oynamak ve gökyüzüne bakmak istiyorlar.
In Mamas Tasche liegen ein Ball, ein kleiner Schläger und eine flache Kiste.
Annenin çantasında bir top, küçük bir raket ve yassı bir kutu var.
Neben ihnen glitzert der Sand, und Mara findet eine helle Muschel.
Yanlarında kum parıldıyor ve Mara açık renkli bir deniz kabuğu buluyor.
Auf dem Wasser fährt ein kleines Boot, und weiter draußen zieht langsam ein großes Schiff.
Suyun üzerinde küçük bir tekne gidiyor ve daha açıkta yavaşça büyük bir gemi ilerliyor.
Hinter dem Strand rollen ein Bus, ein Lastwagen und ein Fahrrad an der Straße vorbei.
Kumsalın arkasından bir otobüs, bir kamyon ve bir bisiklet yoldan geçiyor.
Eine Möwe fliegt über sie, und Leni wedelt mit dem Schwanz.
Bir martı üstlerinden uçuyor ve Leni kuyruğunu sallıyor.
Mara malt ein kleines Kreuz in den Sand und sagt: Wir machen hier ein ruhiges Spiel.
Mara kumun üzerine küçük bir artı çizer ve 'Burada sakin bir oyun oynayalım.' der.
Mit dem Schläger tippt sie den Ball ganz sanft, der Ball hüpft und Leo kickt ihn leicht zurück.
Raketle topa çok hafifçe dokunur, top zıplar ve Leo onu hafifçe geri tekmeler.
Sie springen einmal vor Freude, doch sie bleiben ruhig.
Onlar sevinçten bir kez zıplıyorlar, ama sakin kalıyorlar.
Ein Windstoß kommt, und der Ball rollt Richtung Wasser.
Bir rüzgar esintisi geliyor ve top suya doğru yuvarlanıyor.
Schaffen wir das, den Ball zu halten?
Topu tutmayı başarabilir miyiz?
Leni rennt los und stupst den Ball; Mara stellt schnell die Kiste vor das Kreuz, und der Ball stoppt.
Leni koşup topa dokunuyor; Mara hızlıca kutuyu haçın önüne koyuyor ve top duruyor.
Sie legen den Ball in die Kiste und setzen sich im warmen Sand.
Topu kutuya koyuyorlar ve sıcak kumda oturuyorlar.
Sie schauen still zum Boot und zum Schiff und hören die Wellen.
Onlar sessizce tekneye ve gemiye bakıyorlar ve dalgaları duyuyorlar.
In der Tasche tickt die kleine Uhr ganz leise: Tick.
Çantada küçük saat çok sessizce tik tak ediyor: Tik.
Leo flüstert: Das war awesome.
Leo fısıldıyor: Bu harikaydı.
Mama lächelt.
Anne gülümser.
Das Flugzeug hat einen Schwanz.
Türkçe: Uçağın kuyruğu var.
Geh und überquere die Straße.
Türkçe: Git ve sokağı geç.
Sie ticken im Bus.
Türkçe: Otobüste işaretliyorlar.
Sie spielen mit einem Schläger.
Türkçe: Onlar bir sopayla oynar.
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →