south
sud
Çeviri sayfasını görüntülesouth
sud
Çeviri sayfasını görüntüleunderground
métro
Çeviri sayfasını görüntüledesert
dessert
Çeviri sayfasını görüntüleleft
gauche
Çeviri sayfasını görüntülesecond
seconde
Çeviri sayfasını görüntülefar
loin
Çeviri sayfasını görüntülehalf
moitié
Çeviri sayfasını görüntülenorth
nord
Çeviri sayfasını görüntüleLe plan du marché de Jade
Dans le marché souterrain de la gare, Jade marche avec son sac à dos bleu.
İstasyonun yeraltı pazarında Jade mavi sırt çantasıyla yürüyor.
Elle veut acheter du pain et une petite carte pour Maman avant le coucher.
O yatmadan önce annesi için ekmek ve küçük bir kart almak istiyor.
Elle se dépêche parce qu'elle doit retrouver Maman ici bientôt.
O acele ediyor çünkü yakında burada annesini bulması gerekiyor.
Elle regarde sa montre: il est presque six heures et demie.
Saatine bakıyor: neredeyse altı buçuk.
Devant elle, un grand plan montre une boussole avec le nord et le sud.
Önünde kuzey ve güneyi gösteren büyük bir plan var.
Un panneau indique aussi l'allée à l'ouest de la fontaine.
Bir tabela ayrıca çeşmenin batısındaki yolu gösteriyor.
Pour la boulangerie, la flèche dit: prenez à gauche et la deuxième allée.
Fırına giden ok: sola dönün ve ikinci yoldan gidin.
Jade avance, mais la file des gens semble loin et elle doute un peu.
Jade ilerliyor ama kuyruk uzak görünüyor ve biraz tereddüt ediyor.
Elle s'arrête près d'une murale du désert peinte en tons chauds.
O sıcak tonlarda boyanmış çöl duvar resminin yanında durur.
Un agent souriant, Noé, lui demande si elle a besoin d'aide.
Gülümseyen görevli Noé ona yardıma ihtiyacı olup olmadığını soruyor.
Jade explique qu'elle cherche la boulangerie près de la fontaine.
Jade çeşmenin yanındaki fırını aradığını anlatıyor.
Noé montre le plan: la fontaine est au centre, la boulangerie est juste derrière, côté nord, et l'allée à suivre part vers le sud.
Noé planı gösteriyor: çeşme merkezde, fırın hemen arkasında kuzey tarafında ve takip edilecek yol güneye gidiyor.
Il dit doucement: continue tout droit, puis tourne à gauche après le kiosque aux livres.
O yumuşakça, 'düz git, kitap standını geçince sola dön' der.
Jade trouve enfin la bonne vitrine et salue la boulangère, Madame Lina.
Jade sonunda doğru tezgahı buluyor ve fırıncı kadın Bayan Lina'ya selam veriyor.
Elle demande une demi-baguette, la moitié d'une baguette bien croustillante.
Yarım baget istiyor, çıtır bir bagetin yarısı.
Madame Lina lui tend aussi une petite carte avec un cœur, et Jade la range dans son sac.
Bayan Lina ona kalpli küçük bir kart verir, Jade de onu çantasına koyar.
Jade regarde encore l'horloge du marché: elle est dans les temps et sourit.
Jade yine pazardaki saate bakıyor: vaktinde ve gülümsüyor.
Maman arrive par l'allée de la fontaine; elles partagent un morceau de pain sur le banc et rient du chemin suivi.
Anne çeşmenin yolundan gelir, bankta bir parça ekmek paylaşırlar ve yürüdükleri yol yüzünden gülüşürler.
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →