meal
öğün
اعرض صفحة الترجمةmeal
öğün
اعرض صفحة الترجمةbiscuit
bisküvi
اعرض صفحة الترجمةhoney
bal
اعرض صفحة الترجمةpicnic yogurt
piknik yoğurdu
اعرض صفحة الترجمةomelette
omlet
اعرض صفحة الترجمةbowl
kase
اعرض صفحة الترجمةdessert
tatlı
اعرض صفحة الترجمةcereal
tahıl
اعرض صفحة الترجمةsteak
biftek
اعرض صفحة الترجمةsalad
salata
اعرض صفحة الترجمةMutfakta Mum Işığı Sofrası
Akşamüstü, Deniz evin mutfağında anne Ayşe ve baba Emre için küçük bir sürpriz hazırlamak ister.
بعد الظهر، تريد دينيز في مطبخ البيت إعداد مفاجأة صغيرة لأمها عائشة وأبيها إمري.
Bugün mutfakta sıcak bir ev pikniği ve neşeli bir akşam sofrası kurmak onun dileğidir.
اليوم يتمنى أن يقيم نزهة دافئة في المطبخ ومائدة مسائية مفرحة.
Alışveriş torbasındaki paketlere bakar ve üstlerindeki İngilizce adları yüksek sesle okur.
ينظر إلى العبوات في حقيبة التسوق ويقرأ بصوت عالٍ الأسماء الإنجليزية المكتوبة عليها.
İlk paketin üstünde 'biscuit' yazar; bu, çayla güzel gider diye düşünür.
على غلاف العبوة الأولى مكتوب 'biscuit'؛ يظن أنها تناسب الشاي.
Kavanozda altın gibi parlayan 'honey' vardır, bisküvinin üstüne sürebilirler.
في البرطمان عسل يلمع كالذهب، يمكنهم دهنه على البسكويت.
Küçük bir yoğurt kutusunda 'picnic-yogurt' yazısını görür ve gülümser.
يرى على علبة زبادي صغيرة كلمة 'picnic-yogurt' ويبتسم.
Tava için yumurta hazırlar; notta 'omelette' yazıyordur ve bu kolaydır.
يحضّر بيضة للمقلاة؛ في الملاحظة مكتوب 'omelette' وهذا سهل.
Büyük cam 'bowl' tezgâha gelir; içine renkli bir 'salad' yapmak ister.
وعاء زجاجي كبير يوضع على الطاولة؛ يريد أن يصنع فيه سلطة ملونة.
Bir kutuda mısır gevreği vardır ve üstünde 'cereal' yazılıdır.
في علبة حبوب الذرة مكتوب عليها 'cereal'.
Buzdolabında ince bir et paketi durur; etikette 'steak' yazar ve bunu babası pişirecektir.
في الثلاجة توجد عبوة لحم رقيقة؛ على الملصق مكتوب 'steak' وسيطبخها والده.
Tatlı için küçük bir kap bulur; kapağında 'dessert' yazısını okur.
يجد وعاءً صغيراً للحلوى؛ يقرأ على غطائه كلمة 'dessert'.
Deniz, bütün bu şeylerle akşamı özel bir 'meal' yapacağız diye sevinir.
دينيز يفرح ظنًا أنه بهذه الأشياء سنجعل المساء مميزًا بعشاء خاص.
Akşam olduğunda, Ayşe ile Emre eve geldi.
عندما حلّ المساء، عادا آيشه وإمري إلى البيت.
Deniz onları mutfağa çağırdı ve 'Önce ellerimizi yıkayalım' dedi.
Deniz دعاهم إلى المطبخ وقال: «دعونا نغسل أيدينا أولًا».
Emre eti tavada pişirir, Ayşe salatayı karıştırır, Deniz de tabakları dizer.
يطبخ إمره اللحم في المقلاة، وآيشه تخلط السلطة، ودنيز يضع الأطباق.
Tam sofraya oturacakken ışıklar bir anda söndü ve mutfak sessizleşti.
عندما كاد أن يجلس إلى المائدة انطفأت الأضواء فجأة وصمتت المطبخ.
Deniz biraz kaygılandı, çünkü mutfak karanlık oldu.
Deniz شعر ببعض القلق لأن المطبخ أصبح مظلمًا.
Ayşe küçük bir mum yaktı ve 'Sorun yok, bu da ev pikniğinin bir parçası' dedi.
أشعلت آيشه شمعة صغيرة وقالت: «لا مشكلة، هذا جزء من النزهة المنزلية.»
Üçü, kasenin içindeki salatayı, küçük omleti, paylaşılan eti ve tatlıyı sırayla tattı; her şey sakince paylaşıldı.
الثلاثة تذوقوا بالتتابع السلطة في الوعاء، الأومليت الصغير، اللحم المشترك والحلوى؛ كل شيء قُسّم بهدوء.
Bisküviye bal sürdüler ve yoğurdu, gevreği ve tatlıyı küçük lokmalarla denediler.
دهنوا البسكويت بالعسل وجربوا الزبادي والحبوب والحلوى بقطع صغيرة.
Mum alevi yumuşakça titredi, herkes gülümsedi, Deniz'in sürprizi güzelce tamamlandı.
تمايل لهب الشمعة برفق، ابتسم الجميع، واكتملت مفاجأة دنيز بشكل جميل.
Six word games built around our real vocabulary — free in the browser, no install.
Open the game hub →
طابق الكلمة في الوسط تحت ضغط الوقت وحافظ على السلسلة مستمرة.
Play now →
مرّ عبر البوابة الصحيحة قبل أن تتصاعد السرعة.
Play now →
اقطع كلمات اللغة الهدف، وتجنب الطُعم من اللغة الأساسية، وطارد هدف المكافأة المُعلن.
Play now →
ارسم مسارًا واحدًا عبر اللوحة، ومرّ على كل حرف بالترتيب، واملأ كل خانة مفتوحة.
Play now →
اختر الكلمة التي لا تنتمي إلى المجموعة ضمن فئة محددة — فكل ضغطة تكشف المعاني الأربعة كلها مع الصور، لتتحول الجولة أيضًا إلى بطاقة مراجعة سريعة.
Play now →
اقلب البطاقات وطابق كلمات اللغة الهدف مع معناها في اللغة الأساسية قبل أن تنفد محاولاتك.
Play now →