car
araba
اعرض صفحة الترجمةcar
araba
اعرض صفحة الترجمةfood
yiyecek
اعرض صفحة الترجمةhair
saç
اعرض صفحة الترجمةtree
ağaç
اعرض صفحة الترجمةapple
Elma
اعرض صفحة الترجمةfoot
ayak
اعرض صفحة الترجمةflower
çiçek
اعرض صفحة الترجمةsweet
tatlı
اعرض صفحة الترجمةfruit
meyve
اعرض صفحة الترجمةrice
pilav
اعرض صفحة الترجمةcake
kek
اعرض صفحة الترجمةear
kulak
اعرض صفحة الترجمةbread
ekmek
اعرض صفحة الترجمةegg
yumurta
اعرض صفحة الترجمةbean
Fasulye
اعرض صفحة الترجمةbanana
muz
اعرض صفحة الترجمةlime
yeşil limon
اعرض صفحة الترجمةpear
Armut
اعرض صفحة الترجمةAda’nın Sessiz Tepsi Pikniği
Ada akşamüstü evinde, annesi Elif ve kedisi Minnoş ile gülümser.
في المساء في بيتها تبتسم آدا مع والدتها إليف وقطتها مينوش.
Ada saçını tarar ve gülümser.
آدا تمشط شعرها وتبتسم.
Bahçede büyük bir ağaç ve renkli bir çiçek var.
في الحديقة شجرة كبيرة وزهرة ملونة.
Ada, annesiyle küçük bir atıştırmalık yapmak ister ve tepsi hazırlıyor.
آدا تريد عمل وجبة خفيفة صغيرة مع أمها وتجهز صينية.
Masada biraz yemek ve taze meyve düşünürler.
يفكرون في بعض الطعام والفواكه الطازجة على الطاولة.
Ada sepete bir elma, bir muz ve bir armut koyar.
آدا تضع في السلة تفاحة وموزة وكمثرى.
Elif, misket limonu dilimlerini hazırlar; tadı ferah olur.
إليف تُعدّ شرائح الليمون الأخضر؛ طعمها منعش.
Sonra ekmeği küçük parçalara keser.
ثم يقطع الخبز إلى قطع صغيرة.
Tepsiye bir yumurta, biraz pirinç, birkaç fasulye, minik bir kek ve bir tatlı eklerler.
يضعون على الصينية بيضة، بعض الأرز، بعض الفاصولياء، كعكة صغيرة وحلوى.
Ada, tepsiye küçük bir burger de koyar ve yürümeye başlar.
آدا تضع أيضًا برغرًا صغيرًا على الصينية وتبدأ بالمشي.
Tam kapıya gelirken, ayağı yerdeki küçük bir araba oyuncağına değer ve tepsi sallanır.
عندما اقترب من الباب، اصطدمت قدمه بلعبة سيارة صغيرة على الأرض فاهتزت الصينية.
Ada bir tıkırtı duyar, kulağını kabartır, ama annesi tepsiyi tutar ve her şey güvende kalır.
تسمع آدا طقطقة، تصغي، لكن أمها تمسك الصينية فيبقى كل شيء آمناً.
İkisi, ağacın gölgesinde birlikte oturur ve derin bir nefes alır.
الاثنان يجلسان معًا في ظل الشجرة ويأخذان نفسًا عميقًا.
Ada, limonu sıkıp keki tadınca, tatlılık dengelenir ve o mutlu olur.
آدا تعصر الليمون وتتذوق الكعكة؛ تتوازن الحلاوة فتكون سعيدة.
Elif gülerek sorar: Hazır mıyız ve paylaşalım mı?
تسأل إليف وهي تبتسم: «هل نحن جاهزون؟ هل نشارك؟»
Minnoş sessizce yanlarına kıvrılır, tepsideki renkli tabaklara bakar.
تلتف مينّوش بهدوء بجانبهم وتنظر إلى الأطباق الملونة على الصينية.
Ada küçük lokmalar yer, annesiyle sohbet eder ve günün ne güzel geçtiğini söyler.
آدا تأكل لقيمات صغيرة، تتحدث مع أمها وتقول كم كان اليوم جميلاً.
Yıldızlar çıkar, Ada esner, teşekkür eder ve uykuya hazırlanır.
تظهر النجوم، تتثاءب آدا، تشكر وتستعد للنوم.
Kulaklarımla dinlerim.
الإنجليزية: I listen with my ear.
Ayağım acıyor.
الإنجليزية: My foot is in pain.
Saç yüzümde.
الإنجليزية: The hair is on my face.
Ben bir muz yiyorum.
الإنجليزية: I eat a banana.
Six word games built around our real vocabulary — free in the browser, no install.
Open the game hub →
طابق الكلمة في الوسط تحت ضغط الوقت وحافظ على السلسلة مستمرة.
Play now →
مرّ عبر البوابة الصحيحة قبل أن تتصاعد السرعة.
Play now →
اقطع كلمات اللغة الهدف، وتجنب الطُعم من اللغة الأساسية، وطارد هدف المكافأة المُعلن.
Play now →
ارسم مسارًا واحدًا عبر اللوحة، ومرّ على كل حرف بالترتيب، واملأ كل خانة مفتوحة.
Play now →
اختر الكلمة التي لا تنتمي إلى المجموعة ضمن فئة محددة — فكل ضغطة تكشف المعاني الأربعة كلها مع الصور، لتتحول الجولة أيضًا إلى بطاقة مراجعة سريعة.
Play now →
اقلب البطاقات وطابق كلمات اللغة الهدف مع معناها في اللغة الأساسية قبل أن تنفد محاولاتك.
Play now →