job
iş
اعرض صفحة الترجمةjob
iş
اعرض صفحة الترجمةlibrary
kütüphane
اعرض صفحة الترجمةvisit
ziyaret etmek
اعرض صفحة الترجمةchange
değiştirmek
اعرض صفحة الترجمةmenu
menü
اعرض صفحة الترجمةgroup
grup
اعرض صفحة الترجمةtest
test
اعرض صفحة الترجمةadvertisement
reklam
اعرض صفحة الترجمةKütüphanede Sakin Bir Akşam
Deniz bu sabah mahalle kütüphanesine geldi.
Deniz جاء هذا الصباح إلى مكتبة الحي.
Bugün çocuk okuma grubunu yönetmek istiyor ve küçük bir hedefi var: herkesi rahat hissettirmek.
اليوم يريد أن يدير مجموعة قراءة للأطفال وله هدف صغير: أن يشعر الجميع بالراحة.
Görevli Ayşe, Deniz'i gülümseyerek karşıladı ve planı anlattı.
استقبلت المسؤولة Ayşe Deniz بابتسامة وشرحت الخطة.
Ayşe'nin işi insanlara doğru kitabı bulmada yardım etmektir.
عمل عائشة هو مساعدة الناس في إيجاد الكتاب المناسب.
Duvarda bir reklam afişi vardı; etkinliğin çok özel olduğunu yazıyordu.
كان على الحائط ملصق إعلان يذكر أن الحدث مميز جدًا.
Emre ve Zeynep içeri girdi ve masanın etrafına oturdu.
دخل إمره وزينب وجلسا حول الطاولة.
Deniz, "Önce bilgisayardan kitaplara bakalım," dedi ve katalogda menü açıldı.
دينيز قال: «لننظر أولًا إلى الكتب على الحاسوب»، ففتح في الكتالوج قائمة.
Ancak dil karışık görünüyordu; Deniz, "Bunu nasıl değiştiririz?" diye sordu.
لكن اللغة بدت مشوشة؛ سأل دنيز: «كيف نغيّر هذا؟»
Ayşe, dili Türkçe'ye hızla değiştirdi çünkü çocuklar kendileri kitap bakmak istiyordu.
آيشه غيّرت اللغة إلى التركية بسرعة لأن الأطفال أرادوا أن ينظروا إلى الكتاب بأنفسهم.
Herkes rahatladı ve Deniz kısa bir okuma testi hazırladı.
استرخى الجميع وأعدّ دينيز اختبار قراءة قصير.
Çocuklar sırayla birer cümle okudu ve birbirlerini dikkatle dinledi.
قرأ الأطفال جملة بالتناوب واستمعوا لبعضهم بانتباه.
Okurken Zeynep'in parmağı kağıda sürtündü ve küçük bir ağrı hissetti.
أثناء القراءة احتك إصبع زينب بالورق وشعرت بألم خفيف.
Deniz, "Ağrıyor mu?" diye sordu, sonra dolaptan küçük bir yara bandı getirdi ve nazikçe yapıştırdı.
دينيز سأل: «هل يؤلم؟» ثم أحضر من الخزانة لصقة صغيرة وعلّقها برفق.
Zeynep gülümsedi, Emre de "Süper oldu," dedi, ve okuma devam etti.
ابتسمت زينب، وقال Emre: «كان رائعًا»، واستمرّ القراءة.
Saat sona yaklaşınca Ayşe, "Gelecek hafta yine ziyaret edin," dedi ve takvimi gösterdi.
عندما اقتربت الساعة من النهاية قالت آيشه: «زورونا مرة أخرى الأسبوع المقبل» وأشارت إلى التقويم.
Deniz, grubun birlikte öğrenmesini izliyor ve içi ısınıyor.
دينيز يراقب المجموعة وهي تتعلم معًا ويشعر بدفء في قلبه.
Çıkmadan önce, "Bugün her şey güzel oldu, çünkü birbirimize yardım ettik," diye düşündü.
قبل أن يخرج، فكّر: «اليوم كان كل شيء جميلاً لأننا ساعدنا بعضنا بعضًا.»
Deniz, kütüphanenin sessizliğinde derin bir nefes aldı ve herkese iyi geceler diledi.
دينيز أخذ نفسًا عميقًا في سكون المكتبة وتمنى للجميع ليلة سعيدة.
Six word games built around our real vocabulary — free in the browser, no install.
Open the game hub →
طابق الكلمة في الوسط تحت ضغط الوقت وحافظ على السلسلة مستمرة.
Play now →
مرّ عبر البوابة الصحيحة قبل أن تتصاعد السرعة.
Play now →
اقطع كلمات اللغة الهدف، وتجنب الطُعم من اللغة الأساسية، وطارد هدف المكافأة المُعلن.
Play now →
ارسم مسارًا واحدًا عبر اللوحة، ومرّ على كل حرف بالترتيب، واملأ كل خانة مفتوحة.
Play now →
اختر الكلمة التي لا تنتمي إلى المجموعة ضمن فئة محددة — فكل ضغطة تكشف المعاني الأربعة كلها مع الصور، لتتحول الجولة أيضًا إلى بطاقة مراجعة سريعة.
Play now →
اقلب البطاقات وطابق كلمات اللغة الهدف مع معناها في اللغة الأساسية قبل أن تنفد محاولاتك.
Play now →