drive
sürmek
اعرض صفحة الترجمةdrive
sürmek
اعرض صفحة الترجمةdraw
çizmek
اعرض صفحة الترجمةdrawing
çizim
اعرض صفحة الترجمةthrow
atmak
اعرض صفحة الترجمةBahçede Yol ve Oyun
Akşamüstü, apartman bahçesinde Can, renkli tebeşirlerini çıkarır.
عند الغروب، في حديقة العمارة، يخرج جان أقلام الطباشير الملونة.
Can bugün yerde büyük bir yol ve küçük evler çiziyor.
اليوم يرسم جان على الأرض طريقًا كبيرًا وبيوتًا صغيرة.
Yere kocaman bir çizim yapıyor ve gülümsüyor.
يرسم رسمًا كبيرًا على الأرض ويبتسم.
Arkadaşı Elif, kırmızı topla bahçeye gelir ve topu zıplatır.
تأتي صديقتها إليف إلى الحديقة ومعها الكرة الحمراء وتقذفها لتجعلها ترتد.
Top sekerek yolun üstüne gider, çizgiler biraz dağılır.
تقفز الكرة إلى الطريق وتتشوش الخطوط قليلاً.
Can durur, iç çeker, ama tatlı bir fikir arar.
جان توقّف، تنهد، لكنه يبحث عن فكرة لطيفة.
Can topun peşinden hızlıca koşar.
جان يركض بسرعة وراء الكرة.
Elif, 'Özür dilerim,' der ve, 'İstersen birlikte düzeltelim,' diye ekler.
إليف تقول «آسفة»، وتضيف: «إذا أردت، لنصححها معًا».
İkisi birlikte, yolun yanına yuvarlak bir park çizer ve top için güvenli bir alan yapar.
الاثنان معًا يرسمان حديقة دائرية بجانب الطريق ويصنعان مساحة آمنة للكرة.
Can oyuncak arabasını alır ve yeni yolda yavaşça sürer.
جان يأخذ سيارته اللعبة ويقودها ببطء في الطريق الجديد.
Elif topu park dairesine nazikçe atar ve artık çizim bozulmaz.
إليف ترمي الكرة برفق إلى دائرة في الحديقة والآن لا يتلف الرسم.
Sıra ile arabayı sürüyorlar, sonra topu daireye atıyorlar; oyun sakin ve neşelidir.
يتناوبون على قيادة السيارة، ثم يرمون الكرة إلى الدائرة؛ اللعبة هادئة وممتعة.
Güneş inerken, bahçede yol, evler, ağaçlar ve küçük bir göl resmi parıldar.
عند غروب الشمس تتلألأ في الحديقة صورة طريق ومنازل وأشجار وبحيرة صغيرة.
Can ile Elif bankta oturur, resimlerine bakar ve sessizce mutlu olur.
جان وإليف يجلسان على المقعد، وينظران إلى صورهما ويشعران بسعادة هادئة.
Gece yaklaşır, ikisi de 'Yarın yine burada oynarız,' der ve mutlu bir şekilde vedalaşır.
مع اقتراب الليل، يقولان «سنلعب هنا غداً مرة أخرى» ثم يودعان بعضهما بسعادة.
O, bir resim çizer.
الإنجليزية: She draws a picture.
Resim çizmeyi seviyorum.
الإنجليزية: I like drawing pictures.
Topu dışarı atıyorlar.
الإنجليزية: They throw a ball outside.
O, arabayı sürebilir.
الإنجليزية: He can drive the car.
Six word games built around our real vocabulary — free in the browser, no install.
Open the game hub →
طابق الكلمة في الوسط تحت ضغط الوقت وحافظ على السلسلة مستمرة.
Play now →
مرّ عبر البوابة الصحيحة قبل أن تتصاعد السرعة.
Play now →
اقطع كلمات اللغة الهدف، وتجنب الطُعم من اللغة الأساسية، وطارد هدف المكافأة المُعلن.
Play now →
ارسم مسارًا واحدًا عبر اللوحة، ومرّ على كل حرف بالترتيب، واملأ كل خانة مفتوحة.
Play now →
اختر الكلمة التي لا تنتمي إلى المجموعة ضمن فئة محددة — فكل ضغطة تكشف المعاني الأربعة كلها مع الصور، لتتحول الجولة أيضًا إلى بطاقة مراجعة سريعة.
Play now →
اقلب البطاقات وطابق كلمات اللغة الهدف مع معناها في اللغة الأساسية قبل أن تنفد محاولاتك.
Play now →