conversation
sohbet
اعرض صفحة الترجمةconversation
sohbet
اعرض صفحة الترجمةonline text
çevrimiçi metin
اعرض صفحة الترجمةtelephone
telefon
اعرض صفحة الترجمةdictionary
sözlük
اعرض صفحة الترجمةtext
mesaj
اعرض صفحة الترجمةcompetition
yarışma
اعرض صفحة الترجمةlanguage
dil
اعرض صفحة الترجمةmeeting
toplantı
اعرض صفحة الترجمةmessage
mesaj
اعرض صفحة الترجمةCan'ın Dil Günü Kaydı
Can ve ablası Ayşe, semt kitapçısının çocuk bölümünde gezindiler.
جان وأخته آيشه تجوّلا في قسم الأطفال بمكتبة الحي.
Renkli bir afiş gördüler; afiş, küçük bir yarışma ve akşamüstü bir buluşma duyuruyordu.
رأوا ملصقًا ملونًا؛ كان الملصق يعلن عن مسابقة صغيرة واجتماع بعد الظهر.
Afişte, 'Kayıt için ara ya da yaz,' yazıyordu ve altında 'telefon çevrim içi yazı ile mesaj' diye bir not vardı.
على الملصق كان مكتوبًا 'للتسجيل اتصل أو اكتب' وتحتها ملاحظة تقول 'هاتف - عبر الإنترنت - رسالة'.
Can katılmak istedi, ama hangi yolu seçeceğini düşündü.
أراد جان المشاركة، لكنه فكر أي طريق يختار.
Aramalı mıyım, yoksa yazmalı mıyım, diye sordu.
سأل: «هل أتصل أم أكتب؟»
Ayşe, 'İkisi de olur, çünkü kural açık,' dedi.
قالت عائشة: «كلاهما مناسب، لأن القاعدة واضحة».
Can, 'Nazik bir metin yazayım,' dedi ve küçük bir defter çıkardı.
قال جان: «دعني أكتب نصًا لطيفًا.» ثم أخرج دفترًا صغيرًا.
Ama bir kelimenin yazımını unuttu ve tezgâhtan küçük bir sözlük aldı, sonra açtı.
لكن نَسِيَ تهجئةَ كلمةٍ فأخذ قاموسًا صغيرًا من على الطاولة ثم فتحه.
Farklı dillerde selamlamayı gördü ve dil hakkında kısa bir not okudu.
رأت تحياتًا بلغات مختلفة وقرأت ملاحظة قصيرة عن اللغة.
Ayşe ile kısa bir sohbet provası yaptılar ve metni birlikte düzelttiler.
تدرّبوا مع آيشه على محادثة قصيرة وصحّحوا النص معًا.
Can, dikkatlice yazdığı mesajı gösterdi ve gönder tuşuna bastı.
أظهر جان الرسالة التي كتبها بعناية وضغط على زر الإرسال.
Bir süre yanıt gelmedi, Can biraz üzüldü ama bekledi.
لم يأتِ رد لفترة؛ شعر جان بالحزن قليلاً لكنه انتظر.
Tezgahtar Emre gülümseyip, 'İstersen şimdi ara,' dedi ve kasadaki telefonu uzattı.
ابتسم البائع إيمري وقال: «إذا أردت، اتصل الآن»، ومدّ هاتف الصندوق.
Can derin bir nefes aldı, aradı ve nazikçe konuştu; görevli kaydı yaptı ve saat verdi.
جان أخذ نفسًا عميقًا، اتصل وتحدث بلطف؛ الموظف سجّل وأعطاه ساعة.
Ayşe, 'Saat beşte orada olacağız,' dedi.
قالت عائشة: «سنكون هناك عند الخامسة».
Akşamüstü, kitapçının arka köşesinde küçük buluşma başladı ve minik kelime oyunu oynandı.
عند الغروب، في الركن الخلفي للمكتبة بدأ لقاء صغير ولعبوا لعبة كلمات صغيرة.
Can bir soruya doğru cevap verdi ve herkes alkışladı; o, iletişimin konuşma ve yazıyla birlikte güzelce işlediğini anladı.
أجاب جان عن سؤال بشكل صحيح وصفق الجميع؛ فهم أن التواصل يسير جيدًا بالكلام والكتابة معًا.
Can eve dönerken, 'Ben yazınca onlar anlar, ben arayınca da dinlerler,' diye gülümsedi.
بينما كان جان في طريقه إلى البيت ابتسم وقال: «حين أكتب يفهمون، وحين أتصل يستمعون.»
Six word games built around our real vocabulary — free in the browser, no install.
Open the game hub →
طابق الكلمة في الوسط تحت ضغط الوقت وحافظ على السلسلة مستمرة.
Play now →
مرّ عبر البوابة الصحيحة قبل أن تتصاعد السرعة.
Play now →
اقطع كلمات اللغة الهدف، وتجنب الطُعم من اللغة الأساسية، وطارد هدف المكافأة المُعلن.
Play now →
ارسم مسارًا واحدًا عبر اللوحة، ومرّ على كل حرف بالترتيب، واملأ كل خانة مفتوحة.
Play now →
اختر الكلمة التي لا تنتمي إلى المجموعة ضمن فئة محددة — فكل ضغطة تكشف المعاني الأربعة كلها مع الصور، لتتحول الجولة أيضًا إلى بطاقة مراجعة سريعة.
Play now →
اقلب البطاقات وطابق كلمات اللغة الهدف مع معناها في اللغة الأساسية قبل أن تنفد محاولاتك.
Play now →