Reading dialog
-
Emir
Sınırlamalarının derinden bilincindeydi; yine de kariyerinin daha geniş yörüngesi konusunda gerçekten iyimser kalıyordu.
كان على دراية عميقة بحدوده؛ ومع ذلك ظل متفائلًا حقًا بشأن المسار الأوسع لمسيرته المهنية.
-
Zeynep
Takdire şayan bir denge, Emir. Özfarkındalığın özgüvenle birleşmesi, her iki nitelikten tek başına olduğundan daha nadirdir.
توازن يستحق الإشادة يا أمير. اندماج الوعي بالذات مع الثقة بالنفس أمر أكثر ندرة من وجود كل منهما منفردًا.
-
Emir
Doğru. Gözlemim odur ki, çoğu insan ya felç edici özkuşkuya ya da temelsiz bir kasıntıya meylediyor.
صحيح. ملاحظتي أن معظم الناس يميلون إما إلى شك ذاتي معيق أو إلى تظاهرٍ بلا أساس.
-
Zeynep
Aynen. Gerçekten etkili insan, koşulların gerektirdiği gibi sürekli uyarlanarak bu uçlar arasında yol bulur.
تمامًا. الشخص الفعّال حقًا يجد طريقه بين هذين القطبين عن طريق التكيّف المستمر وفق متطلبات الظروف.
-
Emir
Katılıyorum. Resmi rapor, iklim koşullarında hızlı bir değişim olduğunu gösterdi; bu, çok sayıda disiplindeki uzmanları alarma geçirdi.
أوافق. أظهر التقرير الرسمي تغيرًا سريعًا في ظروف المناخ، وهذا أثار قلق خبراء من عدة تخصصات.
-
Zeynep
Endişe verici bir gelişme. Ölçülebilir koşullar, tahmin edilenden daha hızlı değiştiğinde, en sofistike modeller bile geride kalır.
تطور مقلق. عندما تتغير الظروف القابلة للقياس أسرع من المتوقع، حتى أكثر النماذج تطورًا تتخلف.
-
Emir
Doğru. Karmaşık bir kuruluşun iç yapısı, kritik biçimde istikrarlı dış koşullara dayanır.
صحيح. البنية الداخلية لمؤسسة معقّدة تعتمد بشكل حاسم على ظروفٍ خارجية مستقرة.
-
Zeynep
Aynen. Bu dış koşulları sarsın; daha önce etkili olan iç düzenlemeler hızla yüke dönüşebilir.
تمامًا. لو هزّت هذه الظروف الخارجية، فقد تتحول التنظيمات الداخلية التي كانت فعّالة سابقًا بسرعة إلى عبء.
-
Emir
Katılıyorum. Uyum zorunlu hale gelir; ancak çoğu kurum direnç imkânsız hale gelene dek krizlere karşı yapısal değişime direnir.
أوافق. يصبح التكيّف واجبًا؛ لكن معظم المؤسسات تقاوم التغييرات البنيوية حتى تصبح المقاومة مستحيلة.
-
Zeynep
Tanıdık bir örüntü. Atalet, nazik ikna yoluyla nadiren aşılır; genellikle görünür dış basınç gerektirir.
نمط مألوف. الجمود نادرًا ما يُتغلب عليه بالإقناع اللطيف؛ عادة ما يتطلب ضغطًا خارجيًا واضحًا.
-
Emir
Doğru. Yine de kuruluşun iç yapısı, dış koşullar çalkantılı hale geldiğinde tam olarak gücü olabilir.
صحيح. ومع ذلك قد تمتلك البنية الداخلية للمؤسسة قوة أكبر عندما تصبح الظروف الخارجية مضطربة.
-
Zeynep
Gerçekten. Sağlam iç koordinasyon, kuruluşun kesintiyi yalnızca atlatıp atlatmadığını ya da gerçekten geliştiğini sıkça belirler.
حقًا. التنسيق الداخلي الجيد يحدد كثيرًا ما إذا كانت المؤسسة قد تجاوزت الانقطاع فحسب أم أنها تطورت بالفعل.
-
Emir
Aynen. İçinde bulunduğumuz durumlar ve koşullar hiçbir zaman saf dış ya da saf iç değildir; sürekli etkileşimden doğarlar.
تمامًا. الحالات والظروف التي نعيشها ليست أبدًا خارجية بحتة أو داخلية بحتة؛ بل تنشأ من تفاعلات مستمرة.
-
Zeynep
Bilgece bir formülasyon. Bu etkileşimi tanımak, belki de gerçekten stratejik düşüncenin temelidir.
عبارة حكيمة. قد يكون معرفة هذا التفاعل أساس التفكير الاستراتيجي الحقيقي.
Practice this lesson in SmartWords
Listen, repeat, and tap any word in the dialog to see its meaning and audio.
Related B2 lessons in التركية
Play SmartWords games
Six word games built around our real vocabulary — free in the browser, no install.
Open the game hub →-
Word Sling
طابق الكلمة في الوسط تحت ضغط الوقت وحافظ على السلسلة مستمرة.
Play now → -
Word Gate
مرّ عبر البوابة الصحيحة قبل أن تتصاعد السرعة.
Play now → -
Word Ninja
اقطع كلمات اللغة الهدف، وتجنب الطُعم من اللغة الأساسية، وطارد هدف المكافأة المُعلن.
Play now → -
Word Zip
ارسم مسارًا واحدًا عبر اللوحة، ومرّ على كل حرف بالترتيب، واملأ كل خانة مفتوحة.
Play now → -
Word Oddity
اختر الكلمة التي لا تنتمي إلى المجموعة ضمن فئة محددة — فكل ضغطة تكشف المعاني الأربعة كلها مع الصور، لتتحول الجولة أيضًا إلى بطاقة مراجعة سريعة.
Play now → -
Word Memory
اقلب البطاقات وطابق كلمات اللغة الهدف مع معناها في اللغة الأساسية قبل أن تنفد محاولاتك.
Play now →