drawer
çekmece
Çeviri sayfasını görüntüledrawer
çekmece
Çeviri sayfasını görüntüleshelf
raf
Çeviri sayfasını görüntülesink
lavabo
Çeviri sayfasını görüntüleDVD player
DVD oynatıcı
Çeviri sayfasını görüntüleMP3 player
MP3 çalar
Çeviri sayfasını görüntüleshop
mağaza
Çeviri sayfasını görüntüleSelin’in Sıcak Film Gecesi
Akşam, Selin evlerinin salonunda, mavi pijamalarıyla oturuyordu.
In the evening, Selin was sitting in the living room in her blue pajamas.
Bu gece anne Ayşe ve baba Emre ile küçük bir film akşamı yapmak istiyor.
They want to have a small movie night with Mom Ayşe and Dad Emre tonight.
Ortalık biraz dağınıktı, ama birlikte toparlayalım.
Things were a little messy, but let's tidy up together.
Ayşe, mutfaktaki lavaboda elmaları yıkadı.
Ayşe washed the apples in the kitchen sink.
Selin, oyuncaklarını çekmeceye koydu.
Selin put her toys in the drawer.
Kitapları ve kutuları raflara dizdi.
He put the books and the boxes on the shelves.
Sonra küçük şeyleri dizerken, bir MP3 çalar buldu.
Then, while arranging small things, they found an MP3 player.
MP3 çalardan nazik bir melodi çaldı ve oda sakinleşti.
A gentle melody played from the MP3 player and the room calmed.
Selin gülümsedi, ama DVD için kumandayı bulamıyordu.
Selin smiled, but she couldn't find the DVD remote.
Kumandayı kanepenin altında aradı, yastıkların arasında baktı.
They looked for the remote under the sofa and checked between the cushions.
Ayşe, "Dolabın küçük çekmecesine baktın mı?" diye sordu.
Ayşe asked, 'Did you look in the small drawer of the cabinet?'
Selin oraya da baktı ve eski DVD oynatıcıyı rafta görünce sevindi.
Selin looked there too, and she was happy when she saw the old DVD player on the shelf.
Kumanda, kitapların yanında sakince bekliyordu ve Selin onu aldı.
The remote control was sitting quietly next to the books and Selin took it.
Emre kabloları düzeltti, Selin diski yerleştirdi.
Emre fixed the cables, and Selin placed the disc.
Film başladı ve odada sadece yumuşak sesler vardı.
The movie started, and there were only soft sounds in the room.
Filmden sonra papatyalı çay ve dilimlenmiş elma ile birlikte koltuğa yaslandılar.
After the movie, they leaned back on the couch with chamomile tea and sliced apple.
Selin, "Yarın kahvaltı için ekmek alalım; markete birlikte gideceğiz, değil mi?" dedi.
Selin said, 'Let's buy bread for breakfast tomorrow; we'll go to the market together, right?'.
Ayşe başını salladı, "Evet, ama şimdi gözlerini kapa ve dinlen," dedi; Selin kendini güvende hissederek uykuya daldı.
Ayşe nodded and said, "Yes, but now close your eyes and rest." Selin fell asleep feeling safe.
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →