computer
Computer
Çeviri sayfasını görüntülecomputer
Computer
Çeviri sayfasını görüntülepaper
Papier
Çeviri sayfasını görüntülepicture
Bild
Çeviri sayfasını görüntülecorrect
richtig
Çeviri sayfasını görüntüledesk
Schreibtisch
Çeviri sayfasını görüntülecolour
Farbe
Çeviri sayfasını görüntüledraw
ziehen
Çeviri sayfasını görüntüleplayground
Spielplatz
Çeviri sayfasını görüntülebookshop
Buchhandlung
Çeviri sayfasını görüntüleDas bunte Klassenbild
Es ist ruhig im Klassenzimmer am Nachmittag.
Öğleden sonra sınıf sessiz.
Jonas sitzt mit Mia an seinem Platz, und er lächelt.
Jonas Mia ile kendi yerinde oturuyor ve gülümsüyor.
Er will ein Bild für die Wand zeichnen.
O duvar için bir resim çizmek istiyor.
Auf dem Schreibtisch liegt frisches Papier.
Çalışma masasında taze kağıt var.
Es gibt einen Computer neben der Tafel.
Tahtanın yanında bir bilgisayar var.
"Wir machen es bunt", sagt Mia, und sie mischt Farbe auf einer kleinen Palette.
"Rengârenk yapıyoruz," diyor Mia ve küçük bir palette boya karıştırıyor.
Jonas zeichnet zuerst den Spielplatz der Schule.
Jonas önce okulun oyun alanını çiziyor.
Er malt Rutschen und Bäume, aber er stoppt und schaut.
Kaydıraklar ve ağaçlar çiziyor, ama duruyor ve bakıyor.
"Sind die Farben richtig?" fragt er leise.
"Renkler doğru mu?" diye kısık sesle soruyor.
Da kommt Frau Weber, die Lehrerin, lächelt und setzt sich zu ihnen.
Bayan Weber, öğretmen, geliyor, gülümsüyor ve yanlarına oturuyor.
Sie holt ein dünnes Buch aus der Buchhandlung aus ihrer Tasche.
Çantasından kitapçıdan aldığı ince bir kitabı çıkarıyor.
Sie legt das Buch auf den Schreibtisch und zeigt ein Foto vom echten Schulhof.
Kitabı çalışma masasına koyuyor ve gerçek okul bahçesinin bir fotoğrafını gösteriyor.
"Schau, hier ist das Rot etwas dunkler, und hier ist das Grün heller", sagt sie ruhig.
"Bak, burada kırmızı biraz daha koyu, burada ise yeşil daha açık", diyor sakin.
Jonas nickt, verbessert die Farben langsam, und Mia hält das Papier fest.
Jonas başını sallar, renkleri yavaşça düzeltir ve Mia kağıdı sıkıca tutar.
Am Ende hängt das Bild über dem Regal, und die Klasse kann es morgen sehen.
En sonunda resim rafın üzerinde asılı duruyor ve sınıf yarın onu görebilir.
Das Klassenzimmer ist still, das Licht ist warm, und Jonas denkt: "Wir haben das gut gemacht."
Sınıf sessiz, ışık sıcak ve Jonas düşünüyor: "Bunu iyi yaptık."
Die Schule ist colour-school gestrichen.
Türkçe: Okul colour-school boyandı.
Es gibt eine neue Buchhandlung.
Türkçe: Yeni bir kitapçı var.
Es gibt einen Computer in der Schule.
Türkçe: Okulda bir bilgisayar var.
Die Antwort ist korrekt-schule.
Türkçe: Cevap doğru-okul.
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →