classroom
salle de classe
Çeviri sayfasını görüntüleclassroom
salle de classe
Çeviri sayfasını görüntüleclassmate
camarade de classe
Çeviri sayfasını görüntüleLe bouton et l'équipe de Nathan
Dans la salle de classe de Madame Léa, à l'école, tout est calme ce matin.
Okuldaki Bayan Léa'nın sınıfında bu sabah her şey sakin.
La salle est lumineuse, avec des affiches sur les murs.
Oda aydınlık, duvarlarda afişler var.
Nathan sourit; il veut faire une petite affiche pour la classe aujourd'hui.
Nathan gülümser; bugün sınıf için küçük bir afiş yapmak istiyor.
Il propose à sa camarade de classe Emma et à Lucas de travailler ensemble.
Sınıf arkadaşı Emma'ya ve Lucas'a birlikte çalışmayı teklif eder.
Il y a un ordinateur sur la table, près de la fenêtre.
Masada pencerenin yanında bir bilgisayar var.
Nous nous asseyons, et Nathan dit un plan simple.
Oturuyoruz ve Nathan basit bir plan söylüyor.
« Emma lit, Lucas regarde, et je clique », dit-il.
'Emma okuyor, Lucas izliyor ve ben tıklıyorum,' diyor.
L'écran est noir, et personne ne trouve le petit bouton, mais Nathan cherche encore.
Ekran karanlık ve kimse küçük düğmeyi bulamıyor, ama Nathan hâlâ arıyor.
Ils appuient ici et là, mais rien ne se passe.
Buraya ve oraya basıyorlar, ama hiçbir şey olmuyor.
Nathan lève la main: « Madame Léa, pouvez-vous nous aider, s'il vous plaît ? »
Nathan elini kaldırır: 'Bayan Léa, lütfen bize yardım eder misiniz?'
La maîtresse arrive doucement et sourit.
Öğretmen yavaşça geliyor ve gülümsüyor.
Elle montre le bon bouton et explique, et tout s'allume.
Doğru düğmeyi gösterip açıklıyor ve her şey aydınlanıyor.
Elle dit: « Un parle, un lit, un clique, et on écoute les autres. »
O diyor: "Biri konuşur, biri okur, biri tıklar ve diğerlerini dinleriz."
Alors nous travaillons calmement; Nathan clique, Emma lit, et Lucas vérifie.
Sonra biz sessizce çalışıyoruz; Nathan tıklıyor, Emma okuyor ve Lucas kontrol ediyor.
Les autres écoutent et regardent, et la classe respire mieux.
Diğerleri dinliyor ve izliyor, sınıf daha rahat nefes alıyor.
Le travail est fini, et l'image de l'affiche brille à l'écran.
İş bitti ve afişin görüntüsü ekranda parlıyor.
Dans la même salle, tout le monde sourit; la journée est bonne et tranquille.
Aynı odada herkes gülümsüyor; gün güzel ve sakin.
Il et mon camarade étudient.
Türkçe: O ve sınıf arkadaşım çalışır.
Il y a une salle de classe.
Türkçe: Bir sınıf var.
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →