ice cream
dondurma
اعرض صفحة الترجمةice cream
dondurma
اعرض صفحة الترجمةorange
portakal
اعرض صفحة الترجمةchocolate
çikolata
اعرض صفحة الترجمةmilk
süt
اعرض صفحة الترجمةchicken
tavuk
اعرض صفحة الترجمةchicken
tavuk
اعرض صفحة الترجمةmeat
et
اعرض صفحة الترجمةcandy
Şeker
اعرض صفحة الترجمةjuice
Meyve suyu
اعرض صفحة الترجمةlemon
limon
اعرض صفحة الترجمةpotato
patates
اعرض صفحة الترجمةonion
soğan
اعرض صفحة الترجمةtomato
domates
اعرض صفحة الترجمةcoconut
Hindistan cevizi
اعرض صفحة الترجمةsausage
sosis
اعرض صفحة الترجمةpineapple
ananas
اعرض صفحة الترجمةmango
mango
اعرض صفحة الترجمةcarrot
havuç
اعرض صفحة الترجمةMutfaktaki Renkli Tadım Gecesi
Mutfakta akşam sakince başlar.
يبدأ المساء بهدوء في المطبخ.
Ayşe, annesi Elif ve kardeşi Ali masaya bakar.
آيشه ووالدتها إليف وأخوها علي ينظرون إلى الطاولة.
Ayşe, "Bir tadım tepsisi yapmak isterim," der.
تقول عائشة: «أريد أن أعد صينية تذوق.»
Masada meyve var.
على الطاولة فواكه.
Ayşe portakal kesiyor ve portakal suyu için gülümsüyor.
آيشه تقطع البرتقال وتبتسم لعصير البرتقال.
Elif, limon ile ferah bir limonata hazırlıyor ve Ali de süt istiyor.
إليف تُحضّر عصير ليمون منعش، وعلي يريد الحليب.
Ali havuç çubukları diziyor.
علي يرتب أعواد الجزر.
Elif patates ve domates dilimleri koyuyor.
إليف تضع شرائح بطاطس وطماطم.
Soğan biraz gözlerini yaşatıyor, ama Ayşe derin nefes alıyor ve devam ediyor.
البصل يدمع عينيها قليلاً، لكن آيشه تأخذ نفساً عميقاً وتستمر.
Ayşe bir an duruyor ve fısıldıyor: "Tatlar çok farklı, acaba karışır mı?"
آيشه تتوقف للحظة وتهمس: «النكهات مختلفة جدًا، هل ستختلط؟»
Elif, "Küçük kaseler yapalım ve hepsini ayrı koyalım," diyor; Ayşe rahatlıyor.
تقول إليف: «لنصنع أوعية صغيرة ونضع كل واحدة على حدة»؛ وآيشه تسترخي.
Küçük bir tabakta tavuk, başka birinde sosis, birinde köfte ve birinde azıcık et duruyor.
في طبق صغير دجاج، وفي آخر سجق، وفي آخر كفتة، وفي آخر قليل من اللحم.
Sonra tatlı köşesi geliyor: çikolata parçası, küçük bir şeker, ve bir top dondurma bekliyor.
ثم يصل ركن الحلويات: قطعة شوكولاتة، حلوى صغيرة، وكرة آيس كريم تنتظر.
Ayşe ayrıca karpuz, ananas, mango ve biraz hindistancevizi ekliyor.
آيشه تضيف أيضًا بطيخًا وأناناسًا ومانجو وقليلًا من جوز الهند.
Ali, "Önce hangisi?" diye soruyor.
علي يسأل: «أيهما أولًا؟»
"Hepsinden biraz," diyor Ayşe ve gülümsüyor.
تقول Ayşe وتبتسم: «قليل من كل شيء.»
Aile birlikte tadıyor, yeni tatları konuşuyor ve gece mutfakta sıcak bir anı oluyor.
تتذوق العائلة معًا وتتحدث عن النكهات الجديدة، ويصبح المطبخ مكانًا لذكرى دافئة في المساء.
Ayşe tabağını topluyor, teşekkür ediyor ve uykuya hazır hissediyor.
آيشه تجمع طبقها، تشكر وتشعر أنها جاهزة للنوم.
Pirinç ve tavuk yiyorum.
الإنجليزية: I eat rice and chicken-food.
Çocuk şeker sever.
الإنجليزية: The boy likes candy.
Hindistan cevizi meyvesi yerim.
الإنجليزية: I eat coconut fruit.
Ben çikolatalı dondurma yerim.
الإنجليزية: I eat chocolate ice-cream.
Six word games built around our real vocabulary — free in the browser, no install.
Open the game hub →
طابق الكلمة في الوسط تحت ضغط الوقت وحافظ على السلسلة مستمرة.
Play now →
مرّ عبر البوابة الصحيحة قبل أن تتصاعد السرعة.
Play now →
اقطع كلمات اللغة الهدف، وتجنب الطُعم من اللغة الأساسية، وطارد هدف المكافأة المُعلن.
Play now →
ارسم مسارًا واحدًا عبر اللوحة، ومرّ على كل حرف بالترتيب، واملأ كل خانة مفتوحة.
Play now →
اختر الكلمة التي لا تنتمي إلى المجموعة ضمن فئة محددة — فكل ضغطة تكشف المعاني الأربعة كلها مع الصور، لتتحول الجولة أيضًا إلى بطاقة مراجعة سريعة.
Play now →
اقلب البطاقات وطابق كلمات اللغة الهدف مع معناها في اللغة الأساسية قبل أن تنفد محاولاتك.
Play now →