Reading dialog
-
Emir
Projenin tam bir başarısızlık olduğunda ısrar etmişti; oysa düşününce, bu deneyimden gerçekten çok şey öğrendik.
أصرّ أنه كان فشلاً تامًا؛ لكن عند التفكير، تعلمنا الكثير من هذه التجربة.
-
Zeynep
Adil bir yeniden çerçeveleme, Emir. Başarısızlık, dürüstçe incelendiğinde, kolay başarıdan çoğu kez daha kalıcı bir içgörü verir.
إعادة تأطير عادلة، يا أمير. الفشل، عند فحصه بصدق، غالبًا ما يمنح رؤية أكثر دوامًا من النجاح السهل.
-
Emir
Aynen. Onun olumlu tutumu, alttaki haber tamamen cesaret kırıcı olduğunda bile toplantıdaki herkese derinden ilham vericiydi.
تمام. كان موقفه الإيجابي ملهمًا بشدة للجميع في الاجتماع حتى عندما كانت الأخبار الأساسية محبطة تمامًا.
-
Zeynep
Doğru. Salt inkârdan ayrışan yapıcı iyimserlik, bir takımın aksiliklere nasıl yanıt verdiğini dönüştürebilir.
صحيح. التفاؤل البنّاء، على عكس الإنكار المطلق، يمكن أن يغيّر طريقة استجابة الفريق للنكسات.
-
Emir
Katılıyorum. Yine de bazen coşkuyu muhakemeyle karıştırdığımızdan, dikkatli analizden çok görünür enerjiyi ödüllendirdiğimizden endişeleniyorum.
أوافق. مع ذلك أخشى أننا أحيانًا نخلط الحماس بالاستدلال، وأننا نكافئ الطاقة الظاهرة أكثر من التحليل الدقيق.
-
Zeynep
Geçerli bir kaygı. Sıkı değerlendirmeden kopmuş enerjik özgüven, kuruluşları ciddi şekilde kaçınılabilir hatalara sürükleyebilir.
قلق مبرر. الثقة النشطة المنفصلة عن التقييم الدقيق قد تدفع المؤسسات إلى ارتكاب أخطاء خطيرة يمكن تجنبها.
-
Emir
Doğru. Rapor, şirketi çevresel zarar konusunda yanlışlıkla suçlamıştı; bu da sonradan maliyetli bir düzeltme gerektirdi.
صحيح. التقرير اتهم الشركة عن طريق الخطأ بإلحاق ضرر بيئي؛ وهذا تطلب لاحقاً تصحيحاً مكلفاً.
-
Zeynep
Talihsiz bir sonuç. Erken muhakeme, özellikle geniş ölçüde yayımlanmışsa, itibarları, geri çekmelerin nadiren tam onarabildiği biçimde örseler.
نتيجة مؤسفة. الحكم المبكر، خاصة إذا انتشر على نطاق واسع، يضر بالسمعة بطريقة نادراً ما تستطيع التراجعات إصلاحها تمامًا.
-
Emir
Aynen. Kamuoyu eleştirisi bir kez yapılınca, nihai geri çekilmeyle aynı yayın yoğunluğunu nadiren bulur.
تمامًا. عندما تُوجَّه انتقادات الرأي العام مرة واحدة، نادرًا ما تحظى بنفس كثافة النشر التي صاحبت السحب النهائي.
-
Zeynep
Doğru. Tam da bu yüzden sorumlu gazeteciliğin ciddi suçlamaları yayımlamadan önce sabırlı davranması gerekir.
صحيح. لهذا بالضبط يجب على الصحافة المسؤولة أن تتأنى قبل نشر اتهامات خطيرة.
-
Emir
Bilgece bir ölçüt. Yayımın hızı, doğrulamanın titizliğine hiçbir zaman üstün gelmemelidir.
مِعيار حكيم. لا يجب أن تتفوق سرعة النشر أبدًا على دقة التحقق.
-
Zeynep
Gerçekten. Yine de rekabet baskısı, editörleri giderek daha çok hıza yöneltiyor; bunun doğruluk üzerindeki sonuçları tahmin edilebilir.
حقًا. مع ذلك، ضغط المنافسة يدفع المحرّرين تدريجيًا نحو السرعة؛ ويمكن التنبؤ بتداعيات ذلك على الدقة.
-
Emir
Doğru. Gerçek değerlendirme standartlarını yeniden tesis etmek, hem editöryal cesaret hem de daha yavaş habercilik için izleyici toleransı gerektirir.
صحيح. إعادة تأسيس معايير التقييم الحقيقية يتطلب شجاعة تحريرية وتحمل الجمهور لنشر أبطأ.
-
Zeynep
Zorlu bir bileşim. Bunlar olmadan, daha geniş bilgi ekosistemi bozulmaya devam edecek; kamusal söylem de onunla birlikte.
مزيج صعب. بدونها سيستمر النظام المعرفي الأوسع في التدهور، وسيعاني الخطاب العام كذلك.
Practice this lesson in SmartWords
Listen, repeat, and tap any word in the dialog to see its meaning and audio.
Related B2 lessons in التركية
Play SmartWords games
Six word games built around our real vocabulary — free in the browser, no install.
Open the game hub →-
Word Sling
طابق الكلمة في الوسط تحت ضغط الوقت وحافظ على السلسلة مستمرة.
Play now → -
Word Gate
مرّ عبر البوابة الصحيحة قبل أن تتصاعد السرعة.
Play now → -
Word Ninja
اقطع كلمات اللغة الهدف، وتجنب الطُعم من اللغة الأساسية، وطارد هدف المكافأة المُعلن.
Play now → -
Word Zip
ارسم مسارًا واحدًا عبر اللوحة، ومرّ على كل حرف بالترتيب، واملأ كل خانة مفتوحة.
Play now → -
Word Oddity
اختر الكلمة التي لا تنتمي إلى المجموعة ضمن فئة محددة — فكل ضغطة تكشف المعاني الأربعة كلها مع الصور، لتتحول الجولة أيضًا إلى بطاقة مراجعة سريعة.
Play now → -
Word Memory
اقلب البطاقات وطابق كلمات اللغة الهدف مع معناها في اللغة الأساسية قبل أن تنفد محاولاتك.
Play now →