south
güney
Çeviri sayfasını görüntülesouth
güney
Çeviri sayfasını görüntüleunderground
metro
Çeviri sayfasını görüntüledesert
tatlı
Çeviri sayfasını görüntüleleft
sol
Çeviri sayfasını görüntülesecond
saniye
Çeviri sayfasını görüntülefar
uzak
Çeviri sayfasını görüntülehalf
buçuk
Çeviri sayfasını görüntülenorth
kuzey
Çeviri sayfasını görüntüleYeraltı Çarşısında Yol Bulmak
Defne ve annesi Ayşe, şehrin yeraltı çarşısında geziyor.
Defne and her mother Ayşe are walking in the city's underground market.
Defne, okul ödevi için yönleri anlatan küçük bir defter almak istiyor.
Defne wants to get a small notebook that explains the directions for her school assignment.
Ayrıca, büyükanneyle saat altı buçukta burada buluşacaklar.
Also, they will meet grandmother here at 6:30.
Bu yüzden önce kitapçıyı bulmaları gerekiyor.
So they need to find the bookstore first.
Haritadaki oklar kuzey, güney ve batı yönlerini gösteriyordu.
The arrows on the map showed north, south, and west.
Tabelaya göre sola dönüp ikinci geçidi seçmeleri lazımdı.
According to the sign, they had to turn left and choose the second aisle.
Defne, 'Sola dönelim mi?' diye sordu.
Defne asked, 'Shall we turn left?'
Ayşe gülümsedi ve birlikte adımlarını sayarak dönmeye başladılar.
Ayşe smiled, and they began to turn, counting their steps together.
Koridorlar birbirine benziyordu ve kitapçı onlara uzak görünüyordu.
The corridors looked the same and the bookshop seemed far away.
Küçük bir bankta oturdular ve derin bir nefes aldılar.
They sat on a small bench and took a deep breath.
Defne çantasından yarım simit çıkardı ve ikisi paylaştı.
Defne took half a bagel from her bag and they shared it.
Birkaç lokma sonra annesi, 'Hazır mısın?' diye sordu.
After a few bites, his mother asked, "Are you ready?"
Yol üstündeki kioskta çalışan Mehmet Amca'ya yön sordular.
They asked Mehmet Amca, who works at the kiosk by the road, for directions.
Mehmet Amca, 'Kitapçı batıya doğru, düz gidin, sonra merdivenden inin,' dedi.
Uncle Mehmet said, 'The bookshop is to the west. Go straight, then go down the stairs.'
Defne teşekkür etti ve annesiyle birlikte okları dikkatle izledi.
Defne thanked her and watched the arrows carefully with her mother.
Nihayet renkli vitrinleri olan küçük kitapçıyı buldular ve Defne bir çöl kitabı ile ödev defterini aldı.
At last they found the small bookstore with colorful windows, and Defne took a book about the desert and her homework notebook.
İkisi de kapının yanında oturup yeni kitabın ilk sayfalarını sessizce okuyor.
They both sit by the door and quietly read the first pages of the new book.
Defne fısıldadı, 'Yönleri takip edince her şey kolaylaşıyor, çünkü birlikteyiz'.
Defne whispered, 'Everything gets easier when we follow the directions, because we are together.'
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →