board game
masa oyunu
Çeviri sayfasını görüntüleboard game
masa oyunu
Çeviri sayfasını görüntületable tennis
masa Tenisi
Çeviri sayfasını görüntülebaseball
beyzbol
Çeviri sayfasını görüntülebasketball
Basketbol
Çeviri sayfasını görüntülebasketball
Basketbol
Çeviri sayfasını görüntülesoccer
Futbol
Çeviri sayfasını görüntületennis
tenis
Çeviri sayfasını görüntületennis racket
Tenis raketi
Çeviri sayfasını görüntülepiano
piyano
Çeviri sayfasını görüntüleplayground
oyun alanı
Çeviri sayfasını görüntülebadminton
badminton
Çeviri sayfasını görüntüleElif'in Parktaki Oyun Sırası
Akşamüstü, Elif ve kardeşi Mert, mahalledeki oyun parkına gider.
In the late afternoon, Elif and her brother Mert go to the neighborhood playground.
Elif bugün güzel bir oyun seçmek istiyor.
Elif wants to choose a nice game today.
Bankta oturan anneleri Zeynep gülümser.
Zeynep smiles at her mother who is sitting on the bench.
Elif çantasından küçük bir kutu oyunu çıkarır.
Elif takes a small boxed game out of her bag.
Mert, 'Masa tenisi de olur mu?' diye fısıldar.
Mert whispers, "Is table tennis okay too?"
Arkadaşları Ayşe, 'Futbol da eğlenceli,' der.
Her friend Ayşe says, "Football is fun too."
Bir sürü seçenek var, ama hangisi olsun?
There are many options, but which one should it be?
Elif, 'Önce basketbol oynayalım mı?' diye sorar.
Elif asks, 'Shall we play basketball first?','Elif, 'Önce evi toparlayalım, sonra karar veririz,' diyor.':'Elif says, 'Let's tidy the house first, then we'll decide.'
Rüzgar çıkar, hafif top yuvarlanır, Ayşe topu yakalayamaz.
The wind picks up, a light ball rolls, and Ayşe can't catch it.
Önce iki atış yaparlar ve sonra biraz futbol denerler.
First they take two shots, then they try playing a little football.
Ayşe tenis raketini çıkarır; 'Tenis de oynarız,' der.
Ayşe takes out the tennis racket and says, 'We can play tennis too.'
Rüzgar artınca, 'Badmintonu sonra deneyelim,' derler.
When the wind picks up, they say, 'Let's try badminton later.'
Mert yumuşak bir topla küçük bir beyzbol atışı dener.
Mert tries a small baseball throw with a soft ball.
Sonra bankta kutu oyununu açarlar ve sessizce oynarlar.
Then they open the board game on the bench and play quietly.
Gün kararınca Elif minik taşınabilir piyanosunda yumuşak bir melodi çalar.
When evening comes, Elif plays a soft melody on her small portable piano.
Eve dönerler; Elif, 'Yarın yine geliriz,' der, herkes sakince gülümser.
They return home; Elif says, 'We'll come again tomorrow,' and everyone smiles quietly.
Beyzbol oynar mısın?
Onlar badminton oynar.
Burada bir oyun alanı var.
Onlar basketbol oynarlar sık sık.
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →