mouse
fare
اعرض صفحة الترجمةmouse
fare
اعرض صفحة الترجمةsun
Güneş
اعرض صفحة الترجمةbeach
sahil
اعرض صفحة الترجمةcup of water
bir bardak su
اعرض صفحة الترجمةguitar
gitar
اعرض صفحة الترجمةbreakfast
kahvaltı
اعرض صفحة الترجمةbaseball cap
Beyzbol şapkası
اعرض صفحة الترجمةdinner
akşam yemeği
اعرض صفحة الترجمةfavourite
favori
اعرض صفحة الترجمةlunch
öğle yemeği
اعرض صفحة الترجمةhobby
hobi
اعرض صفحة الترجمةballoon
balon
اعرض صفحة الترجمةpencil
kurşun kalem
اعرض صفحة الترجمةhandbag
el çantası
اعرض صفحة الترجمةarmchair
koltuk
اعرض صفحة الترجمةmotorbike
motor
اعرض صفحة الترجمةcrayon
tebeşir
اعرض صفحة الترجمةDeniz’in Sıcak Ev Günü
Sabah, Deniz’in oturma odasına sıcak güneş ışığı girer.
في الصباح يدخل ضوء الشمس الدافئ إلى غرفة جلوس دينيز.
Deniz sabahları erken uyanır ve mutlu olur.
Deniz يستيقظ مبكرًا ويكون سعيدًا.
Kahvaltı sonrası, bugün oturma odasında güzel bir resim yapmak ister.
بعد الفطور، يريد أن يرسم اليوم لوحة جميلة في غرفة المعيشة.
Oturma odasında büyük bir koltuk var ve yanında babasının gitarı durur.
في غرفة المعيشة أريكة كبيرة وبجانبها جيتار والده.
Masada bilgisayar faresi vardır ama çalışmıyor, bu yüzden Deniz çizime döner.
على الطاولة توجد فأرة الكمبيوتر لكنها لا تعمل، لذلك تتجه دنيز إلى الرسم.
Duvarda bir plaj fotoğrafı, rafta küçük bir motosiklet maketi ve koltuğun kolunda annenin el çantası durur.
على الحائط صورة لشاطئ، وعلى الرف نموذج دراجة نارية صغيرة، وعلى ذراع الكرسي حقيبة يد الأم.
Tavanda dün doğum gününden kalan kırmızı bir balon sallanır.
في السقف يتأرجح بالون أحمر باقٍ من عيد الميلاد البارحة.
Deniz beyzbol şapkası takar ve "Ne çizeyim?" diye düşünür.
تلبس دينيز قبعة بيسبول وتفكر: «ماذا أرسم؟»
"En sevdiği hobi nedir?" diye kendi kendine sorar.
يسأل نفسه: «ما هي هوايته المفضلة؟»
Deniz, kurşun kalem ile bir gitar resmi çizer ve yanına bir bardak su koyar.
دينيز يرسم صورة جيتار بقلم رصاص ويضع بجانبها كوب ماء.
Bir an dalar ve suyu devirir, kâğıt ıslanır; Deniz üzülür.
يغيب للحظة ويسكب الماء، فتبتل الورقة؛ دنيز تحزن.
Annesi Ayşe pastel boya getirir ve "Sorun değil, birlikte yeniden boyarız," der.
تجلب والدته عائشة أقلام تلوين وتقول: «لا بأس، سنلونها مرة أخرى معًا».
Öğle yemeği vakti kısa bir mola verirler ve sonra resme dönerler.
وقت الغداء يأخذون استراحة قصيرة ثم يعودون إلى الرسم.
Baba Ali, resim bitince hafifçe gitar çalar ve Deniz, "Gitar çalmak benim en sevdiğim şey," der.
عندما ينتهي الرسم، يعزف الأب Ali الجيتار قليلاً، وتقول Deniz: «العزف على الجيتار هو أكثر شيء أحبه.»
Akşam yemeği sonrası herkes koltuğa sokulur ve Deniz resmiyle gülümser.
بعد العشاء يجلس الجميع على الأريكة، ودنيز يبتسم وهو يحمل صورته.
Çanta masanın üstünde.
الإنجليزية: The handbag is on table.
Kahvaltıyı mutfakta yaparım.
الإنجليزية: I eat breakfast in the kitchen.
Bir bardak su içerim.
الإنجليزية: I drink a cup-of-water.
Koltuğ odada.
الإنجليزية: The armchair is in the room.
Six word games built around our real vocabulary — free in the browser, no install.
Open the game hub →
طابق الكلمة في الوسط تحت ضغط الوقت وحافظ على السلسلة مستمرة.
Play now →
مرّ عبر البوابة الصحيحة قبل أن تتصاعد السرعة.
Play now →
اقطع كلمات اللغة الهدف، وتجنب الطُعم من اللغة الأساسية، وطارد هدف المكافأة المُعلن.
Play now →
ارسم مسارًا واحدًا عبر اللوحة، ومرّ على كل حرف بالترتيب، واملأ كل خانة مفتوحة.
Play now →
اختر الكلمة التي لا تنتمي إلى المجموعة ضمن فئة محددة — فكل ضغطة تكشف المعاني الأربعة كلها مع الصور، لتتحول الجولة أيضًا إلى بطاقة مراجعة سريعة.
Play now →
اقلب البطاقات وطابق كلمات اللغة الهدف مع معناها في اللغة الأساسية قبل أن تنفد محاولاتك.
Play now →