T-shirt
het t-shirt
Çeviri sayfasını görüntüleT-shirt
het t-shirt
Çeviri sayfasını görüntületelevision
de televisie
Çeviri sayfasını görüntüleclothes
de kleren
Çeviri sayfasını görüntüleboots
de laarzen
Çeviri sayfasını görüntülerubber
het rubber
Çeviri sayfasını görüntülejacket
het jasje
Çeviri sayfasını görüntüleshoe
de schoen
Çeviri sayfasını görüntüleglasses
de bril
Çeviri sayfasını görüntülechips
de chips
Çeviri sayfasını görüntüleshorts
de korte broek
Çeviri sayfasını görüntülejeans
de jeans
Çeviri sayfasını görüntülesofa
de bank
Çeviri sayfasını görüntülefries
de friet
Çeviri sayfasını görüntüleeraser
de gum
Çeviri sayfasını görüntüleEmma's Gezellige Avond
Er is een zachte sofa in de woonkamer van Emma en haar mama Anna.
Emma ve annesi Anna'nın oturma odasında yumuşak bir kanepe var.
De televisie staat aan, maar nog zonder geluid.
Televizyon açık ama henüz sesi yok.
"We maken het gezellig," zegt Anna, en ze zet kussens klaar.
"Evimizde keyifli bir ortam yapıyoruz," diyor Anna ve yastıkları hazırlıyor.
Op de tafel staat een mand met clothes.
Masada kıyafetlerle dolu bir sepet var.
Emma kiest een blauw t-shirt en een warme broek.
Emma mavi bir tişört ve sıcak bir pantolon seçiyor.
Ze denkt aan shorts, maar het is niet warm vanavond.
O şortları düşünüyor, ama bu akşam sıcak değil.
"Ik doe mijn jeans aan," zegt Emma blij.
"Kotumu giyiyorum," diyor Emma mutlu.
Bij de deur staan haar laarzen, dikke boots met zolen van rubber.
Kapının yanında onun çizmeleri duruyor, kalın kauçuk tabanlı botlar.
Haar dunne jacket hangt aan de kapstok, maar die heeft ze binnen niet nodig.
İnce ceketi askıda duruyor, ama içeride buna ihtiyacı yok.
"Waar is mijn linker shoe?" vraagt Emma en ze kijkt rond.
"Sol ayakkabım nerede?" diye soruyor Emma ve etrafa bakıyor.
Ze kijkt onder de sofa en ziet iets glanzen.
Kanepe altına bakar ve bir şeyin parladığını görür.
Emma pakt een kleine eraser uit haar tekendoos en duwt zacht tegen de rand.
Emma resim kutusundan küçük bir silgi alıyor ve hafifçe kenarına itiyor.
De shoe rolt naar haar toe, en ze lacht en trekt hem aan.
Ayakkabı ona doğru yuvarlanır, o gülümser ve onu giyer.
Emma zet haar glasses op, zodat ze de film goed ziet.
Emma gözlüğünü takıyor, böylece filmi iyi görüyor.
Anna brengt twee kommen: één met fries en één met chips.
Anna iki kase getiriyor: biri patates kızartması, diğeri cips.
De muziek is zacht, en Emma kijkt rustig naar het scherm.
Müzik yumuşak ve Emma ekrana sakince bakıyor.
Ze leunt tegen Anna en voelt zich veilig en warm.
Anna'ya yaslanır ve kendini güvende ve sıcak hisseder.
Op de sofa valt ze bijna in slaap, en Anna fluistert: "Slaap lekker, Emma."
Sofada neredeyse uyuyakalıyor ve Anna fısıldıyor: "İyi uykular, Emma."
Hij draagt een blauw T-shirt.
Türkçe: O, mavi bir tişört giyer.
Hij draagt vandaag zwarte kleren.
Türkçe: O, bugün siyah giysiler giyiyor.
Ze dragen vaak jeans.
Türkçe: Onlar sık sık kot giyer.
Ik draag een zwarte schoen.
Türkçe: Siyah bir ayakkabı giyerim.
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →