find
bulmak
اعرض صفحة الترجمةfind
bulmak
اعرض صفحة الترجمةgo
gitmek
اعرض صفحة الترجمةread
Okumak
اعرض صفحة الترجمةstore
dükkan
اعرض صفحة الترجمةtake a photo
fotoğraf çekmek
اعرض صفحة الترجمةshop
mağaza
اعرض صفحة الترجمةlearn
öğrenmek
اعرض صفحة الترجمةlook
bakmak
اعرض صفحة الترجمةlive
yaşamak
اعرض صفحة الترجمةwatch
kol saati
اعرض صفحة الترجمةunderstand
anlamak
اعرض صفحة الترجمةenjoy
eğlenmek
اعرض صفحة الترجمةlisten
Dinlemek
اعرض صفحة الترجمةwear
giymek
اعرض صفحة الترجمةsleep
uyumak
اعرض صفحة الترجمةdrink
içmek
اعرض صفحة الترجمةeat
ye
اعرض صفحة الترجمةride
sürmek
اعرض صفحة الترجمةGöl Parkı'nda Sakin Bir Gün
Yusuf bugün Göl Parkı'na gidiyor.
يوسف يذهب اليوم إلى حديقة البحيرة.
O bu şehirde yaşıyor ve sakin bir gün istiyor.
يعيش في هذه المدينة ويريد يومًا هادئًا.
Yusuf mavi şapka takıyor ve gülümsüyor.
يوسف يرتدي قبعة زرقاء ويبتسم.
Yusuf ve ablası Ayşe bisiklete biniyor ve göl yolunda yavaşça ilerliyorlar.
يوسف وأخته آيشه يركبان الدراجة ويتقدمان ببطء على طريق البحيرة.
Ördekleri izliyorlar ve manzaraya bakıyorlar.
يشاهدون البط وينظرون إلى المنظر.
Ayşe telefonla ördeklerin fotoğrafını çekiyor ve Yusuf'a gösteriyor.
آيشه تلتقط صورًا للبط بهاتفها وتُريها ليوسف.
Sonra bir bankta oturuyorlar ve kısa bir hikâye okuyorlar.
ثم يجلسون على مقعد ويقرأون قصة قصيرة.
Yusuf park mağazasını bulmak istiyor, ama haritayı hemen anlayamıyor.
يوسف يريد أن يجد متجر الحديقة، لكنه لا يفهم الخريطة فوراً.
Ayşe tabelayı dikkatle okuyor ve yolu öğreniyor, sonra birlikte mağazaya yürüyorlar.
آيشه تقرأ اللوحة بعناية وتتعرف على الطريق، ثم يمشيان معًا إلى المتجر.
İçeride biraz alışveriş yapıyorlar, su içiyorlar ve simit yiyorlar.
بالداخل يتسوقون قليلاً، يشربون الماء ويأكلون سيميت.
Ardından çocuk havuzunda kısa kısa yüzüyorlar ve hafif bir topu yakalıyorlar.
بعد ذلك يسبحون قليلاً في حوض الأطفال ويلتقطون كرة خفيفة صغيرة.
Suyun sesini dinliyorlar ve bir dakika gözlerini kapatıp sakin sakin meditasyon yapıyorlar.
يستمعون إلى صوت الماء ويغلقون أعينهم لدقيقة ويتأملون بهدوء.
Güneş inerken yine bir bankta oturuyorlar ve göle sessizce bakıyorlar.
بينما تغرب الشمس يجلسون مرة أخرى على مقعد وينظرون إلى البحيرة بصمت.
Yusuf bugünü çok seviyor ve keyif alıyor.
يوسف يحب هذا اليوم كثيرًا ويستمتع به.
Hafif bir esinti esiyor, Yusuf kitabını kapatıyor ve başını Ayşe'nin omzuna koyup uyuyor.
تهب نسمة خفيفة، يغلق يوسف كتابه ويضع رأسه على كتف آيشه وينام.
Meditasyon yaptığım için mutluyum.
الإنجليزية: I am happy to meditate.
Kız mutlu, gülümse.
الإنجليزية: The girl is happy, smile.
Günümü yaşıyorum.
الإنجليزية: I live my day.
Kitabı anlamıyor.
الإنجليزية: He doesn't understand the book.
Six word games built around our real vocabulary — free in the browser, no install.
Open the game hub →
طابق الكلمة في الوسط تحت ضغط الوقت وحافظ على السلسلة مستمرة.
Play now →
مرّ عبر البوابة الصحيحة قبل أن تتصاعد السرعة.
Play now →
اقطع كلمات اللغة الهدف، وتجنب الطُعم من اللغة الأساسية، وطارد هدف المكافأة المُعلن.
Play now →
ارسم مسارًا واحدًا عبر اللوحة، ومرّ على كل حرف بالترتيب، واملأ كل خانة مفتوحة.
Play now →
اختر الكلمة التي لا تنتمي إلى المجموعة ضمن فئة محددة — فكل ضغطة تكشف المعاني الأربعة كلها مع الصور، لتتحول الجولة أيضًا إلى بطاقة مراجعة سريعة.
Play now →
اقلب البطاقات وطابق كلمات اللغة الهدف مع معناها في اللغة الأساسية قبل أن تنفد محاولاتك.
Play now →