decline
düşmek
View translation pagedecline
düşmek
View translation pagedecrease
azaltmak
View translation pagedefeat
yenilgi
View translation pagedisappoint
hayal kırıklığına uğratmak
View translation pagediscourage
cesaretini kırmak
View translation pagedisturb
rahatsız etmek
View translation pageexceed
aşmak
View translation pagefool
aptal
View translation pageforbid
yasaklamak
View translation pagehesitate
tereddüt etmek
View translation pagehurt
acı vermek
View translation pageobstacle
engel
View translation pageoffend
kırmak
View translation pageresign
istifa etmek
View translation pagescare
korku
View translation pagespoil
bozulmak
View translation pageterrify
korkutmak
View translation pagethreaten
tehdit etmek
View translation pageSatışlar düşmeye devam ederse, şirket sonunda büyük bir zorlukla karşılaşacak.
English: If the sales continue to decline, the company will eventually face a big challenge.
Satışlardaki azalma, sonuçlarımızı etkilediği için endişe yaratıyor.
English: The decrease in sales has been causing concern because it affects our results.
Eğer yenilgiyi yaşarsan, sürekli çaba göstererek zorlukların üstesinden gelebilirsin.
English: If you face defeat, you can overcome challenges by making continuous effort.
Eğer sonuçlar hayal kırıklığına uğratırsa, çok çalışan kişi bazen üzülür.
English: If results disappoint, the person who tries hard may feel sad sometimes.