De advocaat had stevig bewijs nodig voordat hij de zaak vorige maand voor de rechtbank bracht.
Türkçe: Avukat geçen ay davayı mahkemeye götürmeden önce sağlam kanıta ihtiyaç duydu.
bewijs /bˈəʋɛɪs/ · noun · CEFR B2. "proof" için Felemenkçe çevirisi.
Ayrıca bakın: Kelime girişi (Felemenkçe)

"bewijs" sözcüğünün Felemenkçe dilinde nasıl duyulduğunu dinleyin.
Dutch article/gender note: learn this word with the article "het".
| Dictionary form | bewijs |
|---|---|
| Article | het |
| Gender/article class | neuter (het-word) |
| Regular/likely plural | bewijsen |
| Diminutive | bewijsje |
De advocaat had stevig bewijs nodig voordat hij de zaak vorige maand voor de rechtbank bracht.
Türkçe: Avukat geçen ay davayı mahkemeye götürmeden önce sağlam kanıta ihtiyaç duydu.
Ze liet haar identiteitsbewijs zien als bewijs van leeftijd voordat ze de kleine bar binnenstapte.
Türkçe: Küçük bara girmeden önce yaşını kanıtlamak için kimliğini gösterdi.
Er is geen echt bewijs dat de geruchten over hem waar zijn.
Türkçe: Onun hakkındaki söylentilerin gerçekten doğru olduğuna dair gerçek kanıt yok.
Yönlendirmeli kelime alıştırmaları, kaydedilmiş kelimeler ve CEFR tabanlı öğrenme yollarıyla aramadan tekrar çalışmaya geçin.
Gerçek kelime havuzumuzla kurulu altı kelime oyunu — tarayıcıda ücretsiz, kurulum gerekmez.
Oyun merkezini aç →
Süre baskısı altında ortadaki kelimeyi eşleştir ve komboyu sürdür.
Hemen oyna →
Hız artmadan önce doğru kapıdan geç.
Hemen oyna →
Hedef dildeki kelimeleri kes, ana dildeki şaşırtmacadan kaçın ve duyurulan bonus hedefin peşine düş.
Hemen oyna →
Tahta boyunca tek bir yol çiz, her harf noktasına sırayla uğra ve tüm açık hücreleri doldur.
Hemen oyna →
Konu odaklı bir grupta ait olmayan kelimeyi seç — her dokunuş dört anlamı ve görseli de gösterir, böylece tur aynı zamanda bir bilgi kartına dönüşür.
Hemen oyna →
Canların bitmeden önce hedef dildeki kelimeleri ana dildeki anlamlarıyla eşleştirmek için kartları çevir.
Hemen oyna →